Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur...

26 Haziran 2016 Pazar

SOLUK BORUSUNUN ÖNÜNDEKİ KALKAN: TİROİD

Eskilerin ‘kalkanbezi’ olarak da bildiği bu küçük ama çok önemli iç salgı bezi, gerçekten de kelebek şeklindeki bir kalkana benzer ve çok küçük işlev bozuklukları bile fazla ciddi rahatsızlıklara yol açabilmektedir


TİROİD




Az Daha ufak bir fabrika düzeninde çalışan tiroid organının salgıladığı hormonlar vücudumuzun birçok hayati işlevinin düzenlenmesi ile ilgili vazifeler taşır. Bezin çok minik fonksiyon bozuklukları sonucunda bile dolaşan kandaki tiroid hormonlarının değişen düzeyine ast olarak vücudun genel düzeninde büyük problemler ortaya çıkabilmektedir (bkz. Tablo). Örneğin, bilhassa yaşlı insanlarda bezin hafif hiperfonksiyonu bile kalp ritminde bozulmaya yol açabilmektedir.
Görülen en yaygın tiroid fonksiyon bozukluğu iyot eksikliğine yan guatrdır. Guatr, tiroid bezinin büyümesiyle seyreden hastalıkların genel adıdır. Tiroid bezi hormon üretebilmek için iyot elementine gereksinim duymaktadır. İyot yetersiz olarak alındığında tiroid bezi yeterli hormon üretebilmek için daha fazla çalışmaya başlar, bu da bezin artan bir şekilde büyümesine niçin olur. Daha nadir olarak, iyot eksik laf konusu olmadığı halde, tiroid bezinin farklı nedenlerle fazla çalıştığı durumlarda da guatr oluşumu görülebilmektedir; kalıtsal faktörler, enfeksiyon hastalıkları veya bir takım ilaçların yan etkileri ilk akla gelen sebepler olarak sayılabilir.


Gelişen tiroid bezinde sıklıkla karşımıza meydana çıkan bir durum da nodül oluşumudur. Bunlardan fazla hormon üretimi ile karakterize olanlara ‘sıcak nodül’, bütün aksine faal olmayanlara ise ‘soğuk nodül’ adı verilmektedir. Soğuk nodüllü guatr vakalarında 1/6000 oranında fena huylu tümöre dönüşüm görülebileceği bildirilmiştir. Sıcak nodüllerde kanserleşme oranı azıcık yok denecek dek nadirdir. bununla beraber guatr ya da nodül oluşumu olmasa da tiroid bezinin az veya fazla çalışması son derece rahatsız edici bulgulara yol açabilmektedir. Bu bulgular aracısız tiroid bezine benzersiz değil de fazla yaygın etkileri olan tiroid hormonlarının eksik ya da çok olmasına bağlı olarak ortaya meydana çıkan ikincil olaylar olduğundan, sıkça birincil muayene sırasında akla anında tiroid bezi de gelmeyebilmektedir.


Hasta başta hekim karşısına geldiğinde bez bazen böylece büyümüştür fakat dışarıdan gözle deha ayrım edilebilir. Gözle görülemeyecek derecedeki büyümeleri ise hekim bezin yerleştiği boğaz bölgesinin elle muayenesi aracılığıyla rahatlıkla saptama edebilmektedir. T3 ve T4 olarak aşina tiroid bezi hormonlarının salgısı bir üst basamakta hipofiz bezinden salgılanan TSH (tiroid stimüle edici hormon) göre denetim aşağı tutulur. Bu hormonun ise hiyerarşik olarak bir üst basamağında iç salgı bezinin merkezi organı farzedilen hipotalamusun salgıladığı TRH (TSH salgılatıcı hormon) yer alır. çoğunlukla tiroid bezi rahatsızlığının ne yönde olduğu ve sebebi hakkında akıl sahibi edebilmek için kanda T3, T4 ve TSH düzeylerinin tayini tatmin edici olmaktadır (bkz. Şekil). Çoğunlukla tiroid hastalıklarının vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini yabancı olarak tanıması ve bunlara savaş açması çağırmak olan otoimmun bileşeni de vardır. Mesela, ‘Basedow Graves’ hastalığı olarak aşina hiperfonksiyon ve ‘Hashimoto Tiroiditi’ olarak tanıdık hipofonksiyon durumları bu tip rahatsızlıklardır. Dolayısıyla kan tetkiklerinde çoğu kez bu şekildeki otoimmun antikorların varlığı da araştırılır.


Tanı aşamasında epeyce yardımcı olan yöntemlerden birisi de ultrasondur. Ses dalgalarının değişik yoğunluklardaki beden bölgelerinde öbür yayılımına dayanan bu tetkik yöntemi özellikle nodül oluşumu hakkında daha net fikir verir. Bir diğer ileri tetkik ise sintigrafidir. Bunun için hastaya önce radyoaktif olarak işaretlenmiş iyot enjekte edilerek bunun tiroid bezindeki toplanma derecesi görüntülenir. Bitkiler şüphesi var ise biyopsi örneği edinmek ve bu doku örneğini mikroskobik olarak analiz etmek ise zorunlu bir tetkiktir.


Çare ise kumaş fonksiyonunun hangi yönde değişikliğe uğradığına tarafından bambaşka olarak düzenlenmek durumundadır. Ola Ki kumaş düşük aktivitede çalışıyorsa, yani kanda dolaşan tiroid hormonları eksik ise ilaç şeklinde tiroid hormonu verilerek hastayı hafifletmek genellikle kolaydır (protez tedavisi). Bezin fazla fonksiyonlarında ise antitiroid ilaçlar olarak aşina ve bezdeki hormon üretimini değişik basamaklarda sekteye uğratan maddeler verilmek zorundadır. Her durumda hastanın hormon düzeyleri uyumlu olarak takip edilmeye devam edilmelidir. Bazen antitiroid maddelerle hiperfonksiyonu kontrol etmek olası olmayabilmekte veya ilk kontrolden sonra rahatsızlık nüks edebilmektedir. Bu durumda gündeme radyoaktif iyot tedavisi kazanç oysa hastanın yaklaşık 1 hafta hastanede yatmasını gerektiren bu durumda verilen radyoaktif ilaç ile tiroid bezinin bir bölümünün hasarlanması sağlanır. Bazen guatr nedeniyle solunum ve/veya yutma zorlukları dahi görülebilmektedir. Hastanın yaşam konforunun bozulması anlamına gelen bu durumda cerrahi girişim ile bezin küçültülmesi hatta bazen tamamen çıkarılması söz konusu ışık halkası kazanç. Olur Ya bez en ince ayrıntısına kadar çıkarılmışsa hasta hayatının geri kalan bölümünde yeniden tiroid hormonu hapları alarak yaşamak zorunda kalacaktır.


İyot vücudumuzda sadece eser düzeylerde yer alması gereken manâlı elementlerdendir. Dolayısıyla hormonlarını dengelenmiş olarak üretebilmek için bezin gereksinim duyduğu iyot da çok minik miktarlardan ibarettir. Tiroid bezi fonksiyon bozukluklarının daha sık olarak hipofonksiyon olmasından nedeniyle piyasada iyotlu tuz olarak satılan ve içeriğindeki sodyum klorürün (NaCl) 1/1000 oranında sodyum iyodür ile yer değiştirdiği tuzların tüketimi genelde nasihat edilen ve yeterli bir önlemdir. Deniz tuzu ve deniz ürünleri de zengin birer iyot kaynağıdır. Hipertiroidi hastaları ise bütün aksine bu herif tuzların tüketiminden kaçınılmalıdır.
Tiroid hormonlarının salgı mekanizması


Tiroid bezinin T3 ve T4 hormonu salgısı hipofizin salgıladığı TSH, bu ise hipotalamus kaynaklı TRH kontrolündedir. Salgılatılan hormonlar geriye dönük olarak kendilerini salgılatan hormonların kan düzeyini de kontrol edebilmektedir. Yani söz gelimi kanda T3 ve T4 düzeyleri belirli bir orana ulaştığında otomatik olarak TSH salgısı baskılanmaktadır.
Aşina bu mekanizmadan yola çıkarak, kanda yapılan T3, T4 ve TSH analizi hastalığın ilk olarak tiroid bezinden mi yoksa ikincil olarak ayrı bir nedenden mi kaynaklandığı hakkında fikir vermeye yeterlidir. Mesela, T3 ve T4 ile birlikte TSH da yüksekse ya da her üçü de düşükse sorunun ilk elden tiroid bezinden değil asgari bir düzey yukarıdan kaynaklandığı söylenebilir.

Ilk Elden tiroid bezi kökenli durumlarda T3 ve T4’ün TSH üzerindeki geriye doğru dönük kontrolünden nedeniyle aksine dönmüş bir kan tablosu görülür. Yani fazla T3 ve T4 düzeyleri ile birlikte baskılanmış TSH, veya iyice azalmış T3 ve T4 düzeylerinin yanına fazla artmış TSH sorunun birincil olarak tiroid bezinden kaynaklandığını gösterir. Bu koşul TSH’ın kumaş üzerindeki düzenleyici işlevinin geri plana düşmüş olmasından kaynaklanır.


Tablo. Tiroid bezi hipo- ve hiperfonksiyonunun farklı alanlara yönlendirilmiş ceset işlevlerine etkisi
HipofonksiyonHiperfonksiyonGenel Durumkronik takâtsizlik hali, konsantrasyon bozukluğu, buhran genel hastalık hali, çabuk sinirlenme-stres, denetleme dışı heyecanlar Gözler-sık aralıklarla konjoktivit, ileri hallerde göz küresinin dışarı doğru belirginleşmesiDeri – Saç – Tırnaklar kuru benzi atmış cilt, tırnaklarda kırılma saç dökülmesi, yağlı ciltMetabolizma kan yağlarında artma, üşümekan yağlarında düşme, aşırı terleme Yürek-Damar Sistemi düşük nabız, yüksek tansiyonyüksek nabız, özellikle sistolik kan basıncında çoğalma Mide-Bağırsak Sistemikilo alımı, kabızlık kilo kaybı, ishal Cinsel Fonksiyonlarcinsel isteksizlik ve güçsüzlük, verim kaybıadet düzensizliği, doğum anomalileri Kemik Dokusukemik kırıkları ve iyileşme bozuklukları kemik erimesi, eklem ağrıları Asap ve Kas Dokusuhareket zorluğu, koku ve tad duyusunda bozulma kas zaafı, kuvvetsizlik, titreme

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

ads1

www.ilarismedikal.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ads3

ad2

Copyright © SAĞLIK VE FİTNESS | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com