Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur...

12 Ocak 2017 Perşembe

Bu virüs beyin hücrelerini küçültüyor


Cell Stem Cell dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, laboratuvar ortamında fareler üstünde yapılan deneyde anne rahmindeki 13 günlük embriyoya Zika virüsü enjekte etti. Virüs enjekte edildikten 5 gün sonra beynin küçüldüğü görüldü.

Çinli bilim adamları, anne rahmindeki ceninin beynine giren Zika virüsünün, beyin hücrelerini küçülttüğünü ortaya çıkardı.

Cell Stem Cell dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, laboratuvar ortamında fareler üzerinde yapılan deneyde anne rahmindeki 13 jurnal embriyoya Zika virüsü enjekte etti.

Dikkat beyni küçültüyor

Hayvanlar üzerinde yapılan ilk çalışmanın sonucunda, beyni ve sinir sistemini yaratıcı nöral progenitör hücrelerin enfeksiyona aleyhinde savunmasız olduğunu kaydeden bilim adamları, gelişmekte olan beynin, Zika virüsü enjekte edildikten beş gün sonradan küçüldüğünü belirtti.

Alıştırma, Zika virüsünün hamilelik sırasında plasentaya geçtiğini ve embriyonun beyin hücrelerini küçülterek beynin gelişimine engel olduğunu da gözler önüne serdi. Uzmanlar, bulguların, Zika virüsü ile ilgili delillere eklendiğini fakat daha büyük beyne sahip hayvanlar üzerinde alıştırma yapılması gerektiğini vurguladı.

Bu rahatsızlık beyni küçültüyor

Bilim adamları, virüsün bulaştığı gebe kadınların yüzde 20'sinde, karınlarındaki bebeklerde değişik beyin hasarları oluştuğuna dikkati çekti.

İngiltere'de geçen ay yayımlanan küresel Zika haritasına tarafından, dünyada 2 milyar 173 bin 27 kişi Zika virüsünün etkili olduğu yerlerde yaşıyor. Dünya Afiyet Örgütünün son verilerine tarafından, Zika virüsü 2007-2016 yıllarında toplam 44 ülkede görüldü, 33 ülkede ise salgın şeklinde etkin oldu.

Read More

9 Ocak 2017 Pazartesi

Diş tedavisinde yeni trend: Tom Cruise modeli


AA'nın haberine göre, Ortodonti tedavisinde Hollywood'un meşhur isimlerinden Tom Cruise'un kullanımı ile gündeme gelen saydam plaketler artık Türkiye'deki hastalara da uygulanabiliyor. İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Uysal: "Sosyal statü bakımından dişler fazla manâlı, gençlik filmlerine bakarsanız diş teli çirkinlik algısı olarak kullanılıyor. Bundan Böyle lingual yöntem ve transparan plaklarla başarılı tedaviler gerçekleştirilecek" diye konuştu.

Fakültenin öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tancan Uysal, diş tellerinin çocukların yanı sıra bundan böyle güzel gülmek isteyen yetişkinler tarafından da sıkça kullanıldığını belirtti. Geleneksel tedavilerin hayat kalitesini bozabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Uysal, ortodonti hastalarının kuytu konuşmayı engelleyen, yaralara neden olan ve estetik soyut diş telleri nedeni ile sıkıntı çektiğini söyledi.

Çalışan insanların da ortodonti tedavisine gereklilik duyduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tancan Sakin, "Bu insanlar, sosyal yaşamda da etkin rol alıyorlar. Öğretmenlik, şarkıcılık ya da spikerlik yapıyor olabilir. Gülümsediklerinde aleyhinde tarafın algısında olumsuzlukla karşılaşıyorlar, bu da insanları diş tellerinden soğutuyor" şeklinde konuştu.

Estetik çözüm yolları aranıyor

Hastaların memnuniyetsizliğini onarmak amacı ile arayışa başladığını dile getiren Prof. Dr. Sakin, dünyada diş hekimlerinin artık "şeffaf plakları" ele aldığını, estetik çare karşılayan bu yöntemin meşhur Hollywood yıldızı Tom Cruise eile gündeme geldiğini söyledi. Braket takmak istemeyen hastaların bu yöntemle dişlerin üstüne takılan şeffaf plaklardan yararlandığını anlatan Prof. Dr. Uysal, şunları söyledi:

"Hasta bu plakları ağzına takınca karşıdan fark edilmiyor çünkü saydam. Hastanın dişleri 1-1,5 yılda düzelecek duruma geliyor. Dişte gelişme sağlandıkça 15-20 günde bir plakları değiştiriyoruz. Ülkemizde bu çare daha yeni uygulanıyor. Ortodonti tedavisinde dünya ile rekabet edebilecek durumdayız. Kliniklerimizde hem lingual hem de saydam plakları uygulamaya başladık, yeni tedavilerde biz de varız."

Yapımı da bakımı da basit

Transparan plakların hijyeni sağlama konusunda da menfaat sağladığına değinen Prof. Dr. Tancan Uysal, şu değerlendirmede bulundu: "Tellerle hijyeni bütün sağlayamıyoruz çünkü söktüğümüzde dişlerin çevresinde beyaz lekeler görmeye başlıyoruz. İkincisi bu teller ile daha artı şiddet uyguluyorduk ve bu da dişlerin köklerinde erimelere sebep oluyordu. Sosyal statü bakımından dişler çok önemli, gençlik filmlerine bakarsanız diş teli çirkinlik algısı olarak kullanılıyor. Bundan Böyle lingual yöntem ve transparan plaklar ile başarılı tedaviler gerçekleştirilecek."

Plakların 24 saat hastanın ağzında kaldığını, yemeklerden sonra rahatlıkla çıkarılıp dişlerin fırçalanabildiğini söyleyen Prof. Dr. Sakin, yeni yöntemle ağızda yaraların oluşmadığını, sadece fazla hafif ağrıya yol açabildiğini belirtti. Saydam plakların laboratuvar ücretlerinin 6-7 bin lira civarında olduğu bilgisini veren Prof. Dr. Uysal, dişçi ücretinin de eklenmesiyle yöntemin oldukça pahalıya mülk olduğunu, Türkiye'de üretimin başlamasıyla ortodonti tedavisinin hem daha estetik keza de yerinde fiyatlı ışık halkası geleceğini dile getirdi.

Read More

Renk körlüğü hastalığında kadınlar taşıyıcı


Dünya üzerindeki erkeklerin yüzde 8'i, kadınların ise yüzde 0,5'i renk körü. Renk körlüğü hastalığı kalıtımsal yolla taşınıyor. Kalıtımsal bir bozukluk sonucu oluşan rahatsızlık, dünya çapında 180 milyon kişiyi etkiliyor. En sık karşılaşılan tipi yeşil ve kırmızı renkleri ayırt edememe. Renk görme bozukluğu ile görme keskinliği aralarında bir temas değil. Yani renk körü olan kişi gözlük kullanmadan uzağı ve yakını rahatça görebildiği gibi, miyop, hipermetrop ya da astigmat da olabiliyor.

Deneme yaptırın

Hastalığın cinsiyete bağımlı olarak genle geçtiğini, yani kadınların taşıyıcı olduğunu anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, "Kadınlar hastalığın bulgularını göstermezken erkeklerde rahatsızlık keskin olur. Genetik renk bozukluğu olan hastaların birçok, kendilerini adi zannederler ve hastalığı taşıdıklarının farkında olan olmazlar. Çünkü doğumdan beri renkleri hiçbir süre dürüst olarak algılamamışlardır. Örneğin kırmızı ve yeşil renk körlüğü olan bir birey kendisine kırmızı-yeşil renk gösterildiğinde bunu kendine özgü bir şekilde algılar. böylece renk körlüğü ancak bir renk görme testi uygulandığında saptanabilir" dedi.

Jurnal hayatta sorun yaratıyor

Renk körlüğü hastalığı, bir canlının görme merkezinde özel bir pigment molekülünün bulunmaması ya da gerektiğinden az bulunması olarak tanımlandığını gösteren Dr. Atabey, renk körü olan kişilerin jurnal hayatta çoğu zorlukla aleyhinde karşıya kaldığını söyleyerek şöyle konuştu: "Örneğin trafik ışıklarını ayırt etmede, tekstil sektöründe çalışanların renk ayırt etmelerinde, haritaların renk kodlarını okumada, birçok cihazın alıştırma durumunu belirten renkli küçük ışıkları ayırt etmede zorlanırlar. Okul çağındaki çocuklar resim yaparken objelerin renklerini hatalı seçmekte ve bu yüzden derslerdeki başarıları düşük olabilmektedir."

Renk körlüğünün ilaçla ya da ameliyatla tedavisi bulunmuyor ancak özel bir lens sistemiyle hastalarının şikayetleri düzeltilebiliyor.

Read More

6 Ocak 2017 Cuma

Tansiyonunuzu kendiniz ölçün


17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü. Dünya Hipertansiyon Birliği bu yılın temasını "Kan Basıncınızı Bilin” olarak belirledi. O Kadar fazla kişinin kan basıncının yüksek olduğunun farkında olan olmadığı hipertansiyon hastalığı ülkemizde 15 milyon kişinin yaşamını etkiliyor.

Tansiyonu kişinin kendisi ölçmeli

Yani hipertansiyonu olan her 2 kişiden biri hastalığının haberdar değil. Yüksektansiyonu kontrol altına almak için önce farkına varmak gerektiğini söyleyen Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat "Kan basıncının denetleme altına alınabilmesi için kan basıncının kaç olduğu bilinmelidir. Evinizde tansiyonaleti yahut bir komşu ziyaretinde tanıdıklarınız kan basıncı ölçüyorsa bir yakınmanız yoksa bile tansiyonunuzu ölçtürmenizde fayda vardır. Önemli olan tansiyonunuzu başkasının yok kendinizin ölçmesidir. Böyle daha dürüst bir sonuç olacaktır. Evde kan basıncı takibinin sağlıklı olabilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir: Dürüst ölçen ve güvenilir bir alete sahip olmak. Kan basıncını yöntemine yerinde ölçmek. Ölçüm değerlerini kaydetmek” diyor. Tansiyonu bir başkasının değil hastanın kendisinin ölçmesinin fazla daha içten sonuç vereceğini söyleyen Akpolat hipertansiyonla ilgili merak edilenleri anlattı.

Hipertansiyon çare edilebilir bir hastalıktır

Hipertansiyon hastaları evde kendi kendine kimsenin yardımına ihtiyacı olmadan kan basıncını ölçebilir. Evde yapılan tansiyon takibi doğru hastanın kan basıncının kontrol altına alınması kolaylaşır. Hipertansiyon tedavisinde son 10-15 yıldaki en kayda değer gelişme hastaların dürüst ölçen ve fiyatı akla uygun bir tansiyon ölçüm aletine kolaylıkla sahip olabilmeleridir.

İdeal tansiyon ölçüm sıklığı nedir

Içten ölçmenin yanı sıra kan basıncının hangi sıklıkta ölçülmesi gerektiğinin bilinmesi de önemlidir. Sık ölçerseniz ayrıca kendinizi keza de etrafınızdakileri bunaltır, düşüncesiz strese niçin olursunuz. Eksik ölçerseniz kan basıncınızın denetleme altında olup olmadığından belirlenmiş olamazsınız. kan basıncı ölçme sıklığını belli kurallara bağlantı kurmak pratik olmayabilir. Hedef doktora akıl verecek ve hastada stres yaratmayacak rakam ve sıklık olmalıdır. tansiyon her hastada farklıdır. Hatta aynı hastada bile ara sıra değişkenlik gösterebilir. Evde kan basıncı takibinde hedef kan basıncını denetleme aşağı tutmaktır. Evde hedef kan basıncı büyük kan basıncı için 135, minik kan basıncı için 85 mmHg'nın altıdır (Bir afiyet merkezinde yapılan ölçümlerde kasıt kan basıncı 140/90 mmHg'nın altıdır). Burada bahsedilen tek ölçümde/her ölçümde 135/85 değildir, çok sayıda ölçümün ortalamasıdır.

Önemli olan genel seyir

kan basıncı bir kere yüksek ölçüldü diye çare değişikliğine, paniklemeye gerek yoktur manâlı olan kan basıncının genel seyridir. kan basıncı ölçme sıklığınız ortalama tansiyon değerine bağlıdır. Kan basıncınız denetleme altında ise az, tedaviniz düzenleniyorsa sık ölçüm yerine getirmek gerekir. Kan basıncınız yoklama aşağı olsa bile kan basıncınızı ölçmeyi bırakmamalısınız. Kontrolde olan kan basıncınız yükselmeye başlarsa daha sık kan basıncı ölçmeniz gerekir. Doktora gitmeden önce fazla sayıda ölçüm gerçekleştirmek (1-2 gün bile olsa) yardımcı olabilir. Belirtisi olmayan çoğu hasta "Benim şikayetim değil” diyerek kan basıncını ölçtürmez. Halbuki tedaviden en çok fayda görecekler erken tanı alanlardır. Bu hastalarda hipertansiyona bağlı zarar oluşmamış ya da hafiftir, hasar olmuşsa bile geri döndürülebilir.

Read More

Sosyal Ağlar

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

ads1

www.ilarismedikal.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ads3

ad2

Copyright © SAĞLIK VE FİTNESS | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com