Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur...

23 Haziran 2016 Perşembe

Baharı Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İle Karşılayın !

Bahar aylarında değişen gövde ritmi, bağışıklık sisteminde dalgalanma ve zayıflamalara niçin oluyor.
Alerjik hastalıklara yatkınlık ve viral enfeksiyonlara yakalanma riski artıyor. Ancak yaşam tarzınızda yapılacak ufak değişikliklerle bağışıklık sistemiyle baharın etkilerinden korunmak olası. İç Hastalıkları Uzmanı Dr.Ülkü Duraksoy, günümüzde insanların çok fena beslendiğini ve fazla eksik hareket ettiğini belirterek, "Fazla stres, düzensiz ve az uyku, benekli hava gibi modem dünyanın bize dayattığı bütün faktörler bağışıklık sistemimizi durmadan zayıflatıyor.
 Bütün bu şartlarla sürekli çaba eden bağışıklık sistemimiz, bahamı gelişiyle birlikte dahası ısınan havalara, etrafa yayılan polenler, yeni bir mevsime uyum sağlamaya çalışan karoser sistemimizin yorulmasıyla iyice kuvvetsiz düşüyor" dedi. Vitamin eksikliği olanların, tiroit hastalarının, alerji ve astım hastalarının baharın negatif etkileri açısından daha artı tehlike altında olduğunu gösteren Duraksoy, baharda en çok halsizlik, takâtsizlik, uykusuzluk, uyarı eksikliği, alerji ve bahar yorgunluğu şikâyetlerinin arttığını söyledi.







Duraksoy, oysa yeterli ve dinç beslenme, uyumlu uyku ve egzersiz programı ile bu şikâyetlerin üstesinden gelinebileceğini de belirterek, tüm bunlara uyarı edildiği halde şikâyetleri devam edenlerin mutlaka bir hekime başvurarak genel bir kontrolden geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Vücudumuzun ihtiyacı olan düzenli ve kaliteli uykuyu sağlamanın bağışıklık sistemimiz için çok kayda değer olduğunu bildiren Duraksoy, 7-8 saat derin uykunun durum olduğunu belirtti. Sıvı alımı ve dinç beslenmenin önemine de dikkat çeken Duraksoy, 'Yeterli değişken edinmek, sağlıklı bir gıda programı meydana getirmek, vücudumuzdaki yetersiz vitaminleri yardım ile tamamlamak da çok kayda değer. Günde 8 kadeh kaynamış su içmek, vücudunuzun mineral dengesini sağlar ve bağışıklık sisteminizi korur. Fakat içtiğiniz suyun kalsiyum magnezyum oram fazla dengelenmiş olmalıdır. Suyun verdiği denge ile alerji, omurga fıtığı, böbrek taşı gibi rahatsızlıklarımız azalır, kemik yapımız güçlenir' şeklinde konuştu.


Bağışıklık sistemimizi gözetmek ve takviye etmek için bir diğer kayda değer noktanın da şeker tüketimini uyandırmak olduğunu bildiren Duraksoy, bunun önemini şöyle açıkladı: "Şeker bağışıklık sisteminin baş düşmanıdır. Örnekle açıklarsak; kanser hastalarında kanser hücrelerini saptamak için PET-CT çekiyor ve bütün vücudu tarıyoruz. Peki, bunun için ne kullanıyoruz? Nükleer işaretli şeker! Evet, kanser hücresi şekeri görür görmez anında kapıyor ve nükleer muhabere içeren şeker nedeni ile görünür ışık halkası geliyor. Sadece bu bile kanser hücresinin şekerle beslendiğinin asıl göstergesidir.
Bağışıklık sisteminizi güçlü yetişmek, bahardan ve tüm öteki etkilerden korumak istiyorsak şeker ve beyaz unlu (şekere dönüşebilecek) arıtılmış gıdaları emen kesmemiz gerekiyor". Vitamin eksikliğini kapatmanın ve gerekliyse takviye almanın da bağışıklık için fazla manâlı olduğunu bildiren Duraksoy, özellikle fazla enerjik bir antioksidan olan ve kanser hücrelerini bile parçalayabilen, yani bağışıklık sistemimize fazla önemli bir destek sağlayan C vitamini öneriyor ve ve ekliyor: 'Tahıllardan da faydalanın, çinko, selenyum, magnezyum açısından zengin besinler tüketin. Enginar, bakla, kereviz gibi sebzeler bu gruba girer.


Çok zinde Omega 3, vitamin E ve resveratol taşıyan ve baharda bağışıklık sistemimizin çabuk yardımcıları niteliğindeki üzüm çekirdeği yağı ve çörekotu yağını harcamak de bağışıklığımızı güçlendirir. Vitamin C, Omega 3, vitamin B kompleksleri de bu dönemde bağışıklığınızı desteklerler. Alerjik astım ve öteki alerjik hastalıklardan korunmak için de tatmin edici miktarda magnezyum ve probiyotik  tüketilmelidir. Kabız kalınmamalıdır. Mide barsak sistemimizin iyi çalışması sağlanmalıdır. Çinko, magnezyum Q10, süperoksit dismutaz, selenyum, iyot, böğürtlen, kızılcık ekstraktları   gibi birtakım fazla manâlı antioksidan vitaminleri de bağışıklığınıza takviye için kullanın.' Güneşin sağlayacağı D vitamininin de bağışıklık sistemi için koşul olduğunu belirten Duraksoy'un bu konudaki tavsiyesi ise şöyle: 'Güneşlenin, güneşlenmek deyip geçmeyin. 8 koruma faktörlü güneş kremi bile vitamin D sentezlenmesine engeldir. bu nedenle koruyucu bir krem kullanmadan 15- 20 dakika sırık güneşe çıplak tenimizi maruz vazgeçmek zorundasınız. D vitamini vücudumuz için hayati yük taşır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, şeker hastalığı, alzheimer, bütün iltihaplı romatizmalar gibi oto-immün hastalıklar, kanser (hatta malign melanom gibi en fena cilt kanserleri), ağır enfeksiyon hastalıkları, tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar D vitamini eksikliğinde tetiklenmektedir.' Duraksoy, son olarak egzersizin önemine değinerek, "En çok tutku aldığınız egzersizi keşfedip devamlı olarak uygulayın. Çünkü devamlılığı sağlamak zorundayız. Egzersizi de besin programınızla destekleyin. 

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

ads1

www.ilarismedikal.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ads3

ad2

Copyright © SAĞLIK VE FİTNESS | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com