Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur...

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Psoriasis (sedef) Derneği Ankara’da kuruldu.



Türkiye’de Bir Şehrin Nüfusuna Eşdeğer Sedef Hastası Var!

Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişiyi etkileyen sedef (psoriasis) hastalığı konusunda faaliyet gösterecek olan Psoriasis Derneği Ankara’da kuruldu. Dernek tarafından 3 Kasım’da Psoriasis Farkındalık Haftası’nda düzenlenen toplantıda sedef hastalığının yalnızca bir deri problemi değil, hastaları somut ve ruhsal açıdan etkileyen bir rahatsızlık olduğu vurgulandı.






Dünya nüfusunun ortalama yüzde 1,5 ila 2’sini etkileyen, ülkemizde ise takriben 700 bin kişide bulunan sedef (psoriasis) hastalığı, hayat kalitesini ayrıca fiziki keza de ruhsal açıdan etkilemesiyle toplum sağlığı bakımından önemli bir sorun teşkil ediyor. Her sene 29 Ekim’in Dünya Psoriasis Günü kabul edilmiş olması, bu hastalığın bütün dünyanın gündemini yakından ilgilendirdiğinin kayda değer bir göstergesi.

Bu yaygın hastalığa dikkat çekmek ve sedef hastalarını ilgilendiren sorunlara ortak bir platformda çözümler bulmak amacıyla kurulan Psoriasis Derneği, 3 Kasım 2012 Cumartesi günü Ankara JW Marriott Hotel’de bir basın toplantısı düzenledi. Psoriasis Derneği, hastalığın farkındalık seviyesinin ve hastaların bilgi kaynaklarının artırılması, içten tedaviye erişimin önündeki engellerin kaldırılması ve tüm dünyadaki Psoriasis dernekleri ile entegre bir şekilde etkinlik göstermeyi hedefliyor.

Psoriasis Derneği Kurucu Kurul üyelerinden Prof. Dr. M. Ali Gürer, toplantıda sedef hastalığından etkilenen kişi sayısının bütün dünyada arttığını, bu hastalıkla ilgili yeni bilgilerin ortaya çıktığını, örneğin psoriasis ile ilişkili olarak yürek hastalığı riskinin de arttığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye’deki hasta sayısı yaklaşık olarak bir şehrin nüfusuna eşdeğer. 2000’li yıllardan sonradan bu hastalığın şiddetli inflamasyona da yol açtığı ortaya çıktı. İnflamasyon, derinin yanı sıra diğer organ sistemlerini de etkiler. Keza, psoriasisin şeker hastalığıyla, obeziteyle, hipertansiyonla da ilişkisi kuruldu. 29 Ekim Dünya Psoriasis Günü ve peşinde gelen farkındalık haftası aracılığıyla bu hastalığa karşı bilincin artmasına çalışacağız. Yıllardır doktora gitmeyen, kendi yöntemleri ile nebati ilaçları yıllardan beri kullanan çoğu hasta var. Bu fazla sakıncalı. Dürüst olan, hastaların mutlaka bir dermatoloğa gitgide artarak uygun tedaviyi görmeleri ve böylece yaşam kalitelerinin yükselmesidir.”

Prof Dr. Mehmet Ali Gürer, Prof. Dr. Nahide Onarır, Yrd. Doç. Dr. Savaş Yaylı, Doç. Dr. Murat Borlu ve Prof Dr. Rana Anadolu gibi isimlerin aralarında bulunduğu Psoriasis Derneği kurucu üyeleri toplantıda hastalıkla ilgili ülkemize ve dünyaya dair kayda değer verileri ve çare konusundaki son gelişmeleri paylaştılar.

Prof. Dr. M. Ali Gürer, dünyada sedef görülme oranının yüzde 1,5-2 olduğunu belirtti. Bulaşıcı olmayan lakin kronik bir hastalık olan sedefin tedavisinin kişiye özgü olduğunu belirten Prof. Gürer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hastalık bir takım kişilerde yalnızca diz ve dirseklerde kızarma ve kepeklenmeyle seyreder. Bazı hastalardaysa yıllardan beri devam eder ve bütün vücudu sarabilir. Son yıllarda, sedefe yönelik hastalığı denetim altına alabilen biyoloji ile ilgili ilaçlar geliştirildi. Tıp dünyası bu konuda çalışmalarına devam ediyor.”

Sedef hastalığı bulaşıcı değildir!

Prof. Dr. M. Ali Gürer, sedef hastalığının sosyal yönleri ile ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: “Sedef, dış görünüşü etkileyen bir hastalıktır. Hastalarda zaman zaman böyle bir hastalıkla yaşamanın olumsuz psikolojik etkileri görülebilir. Sedef hastalarının, utanç, hiddet, çaresizlik, umutsuzluk, endişe ya da özgüvende azalma gibi duygular yaşadığına çoğunlukla tanık oluyoruz. Şiddetli bir şekilde yaşanan bu duyguların, depresyondan sosyal izolasyona, mesleki olumsuzluklardan cinsel güvensizliğe kadar böylece fazla etkisi olabilir. öte yandan, sedef hastalığının bulaşıcı olduğuna dair toplumda var olan genel kanı en ince ayrıntısına kadar yanlıştır. Sedef hastalığı bulaşıcı değildir; dokunmakla ya da aynı ortamda bulunmakla kişiden kişiye bulaşmaz. bu nedenle hastaların toplum içinde bulunmaktan ya da çevrelerinin onlarla irtibat kurmaktan çekinmesine lüzum yoktur.”

Sedef hastalığı nedir?

Sedef hastalığı, üzerinde gümüş renkli kepeklerin yer aldığı kırmızı lekelerle seyreden kronik bir deri hastalığıdır. Bu beyaz renkli kepekler ciltteki ölü hücrelerin dökülmeyip, deri üstünde yığılmasından kaynaklanır.

Hastalığın kaşıntı ve yanma gibi belirtileri olabilir. Sedef hastalığı, en fazla diz-dirsek, saçlı cilt ve kuyruk sokumu gibi bölgelerde görülmekle birlikte, vücudun her yerinde ortaya çıkabilir; bu bölgeler çatlayıp kanayabilir. zaman zaman tırnaklarda da renk ve şekil bozukluklarına yol açabilir.

Sedef hastalığı kimlerde sık görülür?

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1,5-2’sinde sedef hastalığı görülmektedir. Özellikle açık tenlilerde görülen sedef hastalığı en sık Batı Avrupa ve Norveç gibi İskandinav ülkelerinde görülür. Koyu tenlilerdeyse sedefe ara sıra rastlanır. Sedef, kadın-erkek ve sosyoekonomik grup farkı gözetmez.

Sedef hastalığı hangi yaşlarda ortaya çıkar?


Sedef hastalığı, en sık 16-22, arada bir de 52-60 yaş aralığında ortaya çıkmasına karşın, bebeklik ve çocukluk dahil her yaş grubunda ortaya çıkabilir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

ads1

www.ilarismedikal.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ads3

ad2

Copyright © SAĞLIK VE FİTNESS | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com