Sindirim sistemine ait olan pankreas bezinin ana görevi hücrelerinin %99 ’u ile besinlerin sindirimini kolaylaştıracak enzimler gerçekleştirmek ve bağırsağa salgılamaktır.
Salgıladığı en önemli hormonlardan bir adam başına olan insülin; Adale, yağ ve karaciğer gibi kan şekerini kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını karşılayan, pankreastan salınan bir hormondur. İnsülin direnci pankresasın ürettiği insülini vücudun kullanamaması olarak açıklanabilir. Dokularda insülin direnci varsa şekerin dokulara alınıp, kullanılması, yakılması kuvvet olur. Bu şart daha çok insülin salınmasına yol açar. Pankreas daha çok insülin salarak şekerin dokular tarafından kullanılması için adeta "çift mesai" yapar.
Özellikle içtiğimiz sıfır şekerli denilen asitli içecekler sağlığımız için oldukça zararlı. Şekerli tat hissedildiği anda beyin insülin salgılaması için pankreası uyarıyor ve insülin salgılıyor. Şeker alınmadığı için vücuda salgılanan insülin yüzünden kısa zamanda açlık duygusal uyanıyor. Aşırı salınan insülin özlem hissine, daha çok yeme ve atıştırmaya neden olarak bir kısır döngü oluşturur. Bu şart hem insülin rezervini azaltır ayrıca de kanda dolaşan aşırı insülin miktarı obezite, hipertansiyon, ateroskleroz gibi kronik hastalıkların oluşması için yerinde bir ortam hazırlar.
Hareketsiz yaşam tarzı, tatlandırıcılar, fast food besin alışkanlıkları, rafineri gıdaların tüketiminindeki artışlar gibi etkenler insülin direncini tetikler.
İnsülin Direnci için Risk Altındaki kişiler
• Karoser kütle indeksinin; 30 ’un üzerindeki, bel çevresi erkekte 102, kasnda 88 ’in üstünde olanlar.
• Koroner Kalp hastalığı, Polikistik Over Sendromu bulunması
• Hareketsiz yaşam tarzı
İnsülin direnci tedavisinde; hap kullanımının yanı sıra mutlaka besin tedavisi de uygunlanmalıdır. Uyumlu alıştırma yapmanın, tatmin edici su içmenin, kişiye özel kalorisi düzenlenmiş dengelenmiş bir beslenme programının insülin direnci ve diyabet riskini minimuma indireceği bilinmektedir.
Çocuklarda risk altında
Anne sütü alamama, mama ile gıda, erken ilave gıdalara başlanması, yanlış, aşırı ve dengesiz olarak yağlı ve şekerli yiyecekler ile besin, oyun alanlarının kalmaması, evde ve okulda spor olanaklarının olmaması, aşırı ders yükü, artı televizyon seyretme, bilgisayar ve internet başında artı süre masraf ve yarı faktörler çocukluk çağında şişmanlık ve insülin direnci için başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.
Yapılan çalışmalarda, beceriksiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve tavır bozuklukları çektikleri, okulda işe gelmeme sürelerinin uzadığı ve mektep başarılarının düşük olduğu ortaya konmuştur. Çocuğun beslenmesinde hedef; bayağı, sağlıklı artma ve gelişme ile olumlu beslenme alışkanlığının kazandırılmasını sağlamaktır. Çocuklar hazırlanmış gıdalardan olabildiğince uzak tutulmalıdır.
Duzenlı olarak 6 ayda bır butun kan olcumlerınızı yaptırdıgınız taktırde cıkabılecek bır sıkıntıyı en basta bertaraf edebılırız
Makale içerisinde yer yer eksiklikler bulunmasına rağmen önemli bir konuya değindiğiniz için teşekkür ederim. Yazılarınızı sürekli olarak takip ediyorum.
YanıtlaSilAslında her hastalığın belirtileri oluyor ve dikkatli takip edildiğinde mutlaka erken teşhis olacaktır. Ama ırsi durumlarda bence olabilir ve düzenli takip edilerek izlenmesi gereken bir konudur.
YanıtlaSil